Ana Sayfa

Modern Türk Edebiyatı

Modern Türk edebiyatı, 1839 Tanzimat Fermanı'nın ardından Osmanlı yazar ve devlet adamlarının Batı'yla, özellikle Fransız edebiyatıyla kurduğu temastan doğar. 1860'larda gazetenin ve tercüme romanın Osmanlı okuruyla tanışmasıyla birlikte, yüzyıllar boyunca yan yana var olan Divan ve halk edebiyatı gelenekleri yerini roman, hikâye, tiyatro ve modern anlamda eleştiri gibi yeni türlere bırakmaya başlar.

Bu dönüşüm tek bir hamlede değil, birbirini izleyen ve çoğu zaman birbirine tepki olarak doğan edebî hareketler zinciriyle gerçekleşir: Tanzimat, Servet-i Fünun, Fecr-i Âti, Millî Edebiyat ve Cumhuriyet dönemi akımları, hem dilde hem dünya görüşünde adım adım bir sadeleşme ve özgünleşme sürecini işaret eder.

Dönemler

Modern Türk edebiyatı, birbirini izleyen şu ana dönemlerde incelenir:

  • Tanzimat Edebiyatı (1860-1896)– roman, hikâye ve modern tiyatronun edebiyatımıza girdiği dönem; “toplum için sanat” anlayışıyla özgürlük, adalet, vatan ve millet gibi kavramlar işlenir.
  • Servet-i Fünun / Edebiyat-ı Cedide (1896-1901) – “sanat için sanat” anlayışına dayanan, seçkin bir okur kitlesine seslenen, teknik olarak daha olgun roman ve şiirlerin yazıldığı dönem.
  • Fecr-i Âti (1909-1912) – Servet-i Fünun çizgisini kısa süre sürdüren, kalabalık ama ortak bir sanat programı etrafında pek toparlanamayan topluluk.
  • Millî Edebiyat (1911-1923)– sade Türkçe, hece ölçüsü ve Anadolu gerçekliğini merkeze alan; Beş Hececiler'in öncülük ettiği dönem.
  • Cumhuriyet Dönemi (1923'ten günümüze) – yeni ulus-devletin kuruluşuyla birlikte gelişen, Garip, İkinci Yeni ve toplumcu gerçekçilik gibi birbirinden farklı çok sayıda akımı içinde barındıran, hâlâ süren geniş dönem.

Akımlar ve Topluluklar

Cumhuriyet dönemi şiiri, birbirine tepki olarak doğan akımlarla şekillenmiştir:

  • Beş Hececiler – Halit Fahri Ozansoy (1891-1971), Enis Behiç Koryürek (1892-1949), Yusuf Ziya Ortaç (1895-1967), Orhan Seyfi Orhon (1890-1972) ve Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973); aruz-hece tartışmasını sonlandırıp hece ölçüsünü şiire egemen kılmıştır.
  • Garip Akımı / Birinci Yeni (1941-)– Orhan Veli Kanık (1914-1950), Oktay Rifat (1914-1988) ve Melih Cevdet Anday (1915-2002)'ın öncülüğünde; ölçü ve kafiyeyi reddeden, günlük konuşma dilini ve sıradan insanın yaşamını şiire taşıyan, şairaneliğe karşı çıkan bir hareket.
  • İkinci Yeni (1954-1964)– Garip şiirine tepki olarak doğan; Cemal Süreya (1931-1990), İlhan Berk (1918-2008), Edip Cansever (1928-1986), Turgut Uyar (1927-1985), Sezai Karakoç (1933-2021) ve Ece Ayhan (1931-2002) gibi şairlerin, anlamı kapatan, çağrışıma ve biçimsel arayışa dayanan, soyut bir şiir dili geliştirdiği akım. (Sezai Karakoç, bu akım içinde anılsa da, sonradan kurduğu “Diriliş” düşünce hareketiyle muhafazakâr/İslamî çizginin en etkili seslerinden biri olmuştur — bkz. aşağıda “Önemli İsimler”.)
  • Toplumcu Gerçekçilik– Nâzım Hikmet (1902-1963)'in şiirde, Sabahattin Ali (1907-1948) ve Sadri Ertem (1898-1943)'in düzyazıda öncülük ettiği; toplumsal sınıf çatışmalarını ve emekçi yaşamı merkeze alan akım.

Roman ve Hikâyede Gelişim

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974) ve Reşat Nuri Güntekin (1889-1956) gibi yazarlar, Millî Mücadele'yi ve Anadolu gerçekliğini gözlemci bir gerçekçilikle romana taşımıştır.

1940'lardan itibaren Sabahattin Ali (1907-1948) ile başlayan toplumcu gerçekçi çizgi, 1950'lerde Köy Enstitüsü kökenli yazarlarla — Yaşar Kemal (1923-2015), Orhan Kemal (1914-1970) ve Fakir Baykurt (1929-1999) — daha da genişler.

Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962), Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişin bireydeki izlerini Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi romanlarında derin bir zaman ve bellek duyarlığıyla işleyerek modern Türk romanının en özgün seslerinden biri olmuştur.

Dil ve Üslup Özellikleri

Tanzimat ve Servet-i Fünun döneminde dil hâlâ ağır bir Osmanlıca olsa da içerik gittikçe Batılılaşır; Millî Edebiyat döneminde İstanbul Türkçesi konuşma diline yaklaşan bir yazı dili olarak benimsenir.

1928'de Arap alfabesinden Latin alfabesine geçilmesi, resmî söylemde sıkça “harf inkılabı” olarak anılsa da, aslında bir inkılap (devrim) sayılamaz — bu kelime, bir şeyin köklü biçimde iyiye doğru değişmesini ifade eder; burada olan ise milletin kendi yazılı birikimiyle, dinî ve kültürel mirasıyla arasındaki bağı zayıflatan, derin izler bırakmış bir kopuştur. Bunu izleyen dil sadeleştirme hareketi de, Türkçeyi Arapça-Farsça kökenli kelime ve tamlamalardan arındırma adı altında, dilin İslam medeniyetiyle kurduğu köklü bağı bir ölçüde zayıflatmıştır. Cumhuriyet dönemi şiirinde ölçü ve kafiye zorunluluğunun (Garip ile birlikte) tamamen terk edilmesi de, modern Türk edebiyatını Divan ve halk şiirinin biçimsel kalıplarından en çok uzaklaştıran adım olmuştur.

Önemli İsimler

Modern Türk edebiyatının öne çıkan isimlerinden ve eserlerinden bazıları:

  • Namık Kemal (1840-1888) – Tanzimat döneminin vatan, hürriyet ve adalet temalı şiir ve tiyatrolarıyla tanınan öncü ismi; Vatan yahut Silistre adlı oyunuyla tanınır.
  • Tevfik Fikret (1867-1915) – Servet-i Fünun şiirinin en önemli temsilcisi; biçim ustalığı ve toplumsal eleştirisiyle tanınır.
  • Ömer Seyfettin (1884-1920) – Millî Edebiyat döneminde sade Türkçeyle yazdığı kısa hikâyeleriyle modern Türk hikâyeciliğinin kurucularından sayılır.
  • Mehmet Âkif Ersoy(1873-1936) – İstiklal Marşı'nın şairi; yedi kitaplık şiir külliyatı Safahat'ta toplumsal ve dinî duyarlılığı güçlü, gerçekçi bir şiir dili kurmuştur.
  • Yahya Kemal Beyatlı(1884-1958) – aruzu modern bir duyarlıkla kullanan, Osmanlı geçmişiyle Cumhuriyet'in estetik köprüsünü kuran şair; Kendi Gök Kubbemiz adlı şiir kitabıyla tanınır.
  • Necip Fazıl Kısakürek(1904-1983) – “Büyük Doğu” düşünce hareketinin kurucusu; şiirde Çile, tiyatroda Bir Adam Yaratmak gibi eserlerinde tasavvufi ve İslamî duyarlığı derinlemesine işlemiş, muhafazakâr Türk düşüncesinin en etkili isimlerinden biri olmuştur.
  • Sezai Karakoç (1933-2021) – şiirde Monna Rosa ve Hızırla Kırk Saatgibi eserleri, düşünce planında kurduğu “Diriliş” hareketiyle İslam medeniyetinin yeniden dirilişini savunan, muhafazakâr Türk şiirinin en özgün ve etkili seslerinden biri.
  • Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962) – zaman, bellek ve kimlik temalarını Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi romanlarında derinlemesine işleyen, modern Türk romanının en özgün seslerinden biri.

Dönem içinde adı geçen diğer isimler:

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (1889-1974), Reşat Nuri Güntekin (1889-1956), Nâzım Hikmet (1902-1963), Orhan Veli Kanık (1914-1950), Oktay Rifat (1914-1988), Melih Cevdet Anday (1915-2002), Sabahattin Ali (1907-1948), Sadri Ertem (1898-1943), Orhan Kemal (1914-1970), Fakir Baykurt (1929-1999), Cemal Süreya (1931-1990), İlhan Berk (1918-2008), Edip Cansever (1928-1986), Turgut Uyar (1927-1985), Ece Ayhan (1931-2002), Yaşar Kemal (1923-2015), Orhan Pamuk (1952- ).

Kısa Bilgiler

  • Başlangıç:1860'lar, Tanzimat Edebiyatı
  • Ana dönemler: Tanzimat, Servet-i Fünun, Fecr-i Âti, Millî Edebiyat, Cumhuriyet Dönemi
  • Kırılma noktası: 1928 harf değişikliği — resmî söylemde inkılap dense de, milletin yazılı, dinî ve kültürel mirasıyla bağını zayıflatan derin bir kopuş
  • Başlıca akımlar (Cumhuriyet dönemi): Beş Hececiler, Garip / Birinci Yeni, İkinci Yeni, Toplumcu Gerçekçilik
  • Önemli isimler: Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Âkif Ersoy, Yahya Kemal, Necip Fazıl Kısakürek, Sezai Karakoç, Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Süreklilik: Günümüzde de gelişmeye devam eden, uluslararası alanda tanınırlığı artan canlı bir gelenektir.

Bilge Wiki'de Modern Türk Edebiyatı

Bilge Wiki'de modern Türk edebiyatı, dönemleri ve akımları içinde ele alınmaya devam edecek; her akımın öne çıkan yazar ve şairleri kendi sayfalarında, seçme eserleriyle birlikte genişletilecektir.

Amaç, Tanzimat'tan günümüze uzanan bu dönüşüm sürecini, Divan ve halk edebiyatı geleneklerinden kopuşu ve onlarla kurduğu sürekli diyaloğu birlikte görünür kılmaktır.

Modern Türk edebiyatı, Divan'ın mazmunundan ve halkın sazından koptuğu yerde değil; onlarla kurduğu yeni ve sürekli değişen diyalogda var olur.