Leylâ Hanım
Leylâ Hanım, 19. yüzyıl başında yaşamış, lirik aşk şiirleriyle tanınan bir Divan şairidir. Şeyh Gâlib'in etkisinde yazdığı, mistik temalarla beşerî aşkı iç içe geçiren şiirleriyle, kadın Divan şairleri geleneğinin geç dönem temsilcilerinden biri olmuştur.
Edebî yönlendiriciliğini üstlenen dayısı Keçecizâde İzzet Molla'nın himayesinde yetişen Leylâ Hanım, sade bir dille yazdığı şiirlerle döneminin okur çevresinde tanınmıştır.
Hayatı
Leylâ Hanım, İstanbul'da doğdu; doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Kazasker Moralızâde Hâmid Efendi'nin kızı olarak eğitimli ve kültürlü bir ailenin içinde yetişti. Dayısı, dönemin tanınmış şairi Keçecizâde İzzet Molla, onun edebî yol göstericisi oldu.
Genç yaşta evlendirilen Leylâ Hanım, kaynaklara göre düğün gecesinin hemen ardından eşinden ayrıldı. 1847'de İstanbul'da vefat etti; Galata Mevlevîhânesi haziresine defnedildi.
Edebî Kişiliği
Leylâ Hanım, dönemin en büyük Mevlevî şairi Şeyh Gâlib'in etkisinde kalarak, mistik temalarla insanî duyguyu iç içe işleyen bir şiir dili geliştirmiştir; şiirlerinde beşerî aşk ağır basar. Süslü söz oyunlarından kaçınan, nispeten sade bir dil kullanmıştır.
Lirik aşk şiirleriyle tanınan Leylâ Hanım, Divan edebiyatının kadın şairler geleneğinde, hem üslup hem de içerik bakımından kendine özgü, samimi bir ses olarak yer edinmiştir.
Eserleri
Dîvân— tek bilinen eseridir. İlk olarak Bulak'ta (1260) basılmış, ardından İstanbul'da (1267) yeni şiirler eklenerek taşbasması olarak yeniden yayımlanmıştır. Eserin tarihsiz bir baskısının yanı sıra 1299, 1928 ve Mehmet Arslan tarafından hazırlanan 2003 baskıları da bulunmaktadır.
Şiirlerinden Örnekler
1. “Bulunur mu” redifli gazelinden
Bir sencileyin dil-ber-i ra'nâ bulunur mu
Bir bencileyin âşık-ı şeydâ bulunur mu
Uşşâk-ı belâ-keşlere âyine ne hâcet
Sînen gibi mir'ât-ı mücellâ bulunur mu
Bir ben gibi tâ haşre kadar âşık-ı sâdık
Sultânıma ben söylemem ammâ bulunur mu
Bir iki üç ahbâb olup âh olmasa ağyâr
Âyâ o perî bir gece tenhâ bulunur mu
Yaklaşık anlamıyla: “Senin gibi güzel bir sevgili bulunur mu, benim gibi de çılgın bir âşık bulunur mu? Belâ çeken âşıklara ayna ne gerek — göğsün gibi parlak bir ayna zaten bulunur mu (yani göğsün ayna gibi her şeyi gösterir)? Haşre kadar benim gibi sadık bir âşık — sultanıma söylemem ama, böylesi bulunur mu? Bir iki üç dost bir araya gelip yabancılar (ağyâr) araya girmese — acaba o peri (sevgili) bir gece yalnız/tenha bulunur mu?” Leylâ Hanım'ın en tanınmış gazellerinden biri olan bu şiir, onun sade ama etkili aşk anlatımının ve “bulunur mu” redifiyle kurduğu retorik sorularla duygusunu pekiştiren üslubunun güzel bir örneğidir.
2. Dîvânında yer almayan, bir mecmuada bulunan naatinden
Ezelden şevkine ben yana geldim yâ Resûlallâh
Cemâlinin şevkine pervâne geldim yâ Resûlallâh
Kerem-kârâ şefâ'at kıl kapundan eyleme matrûd
Senin gibi ulu sultâna geldim yâ Resûlallâh
Kulun Leylânın isyânı cihânı tutdu afv eyle
Huzûr-ı ravza-i ihsâna geldim yâ Resûlallâh
Yaklaşık anlamıyla: “Ezelden beri senin şevkine yanıyorum, ey Allah'ın Resûlü; cemâlinin şevkine pervâne gibi (kendimi ateşe atarcasına) geldim. Ey kerem sahibi, şefaat eyle, kapından kovma; senin gibi ulu bir sultana geldim. Kulun Leylâ'nın isyanı cihanı tuttu, affeyle; (cennet bahçen olan) ravzanın huzûruna geldim.” Leylâ Hanım'ın divanında yer almayan bu naat, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde (T3560 numaralı şiir mecmuası) bulunan, yakın zamanda akademik araştırmayla gün yüzüne çıkarılmış iki şiirinden biridir; şairin aşk şiirlerinin yanı sıra dinî-tasavvufî bir duyarlılığa da sahip olduğunu gösterir.
Kısa Bilgiler
- Doğum-ölüm: Doğum tarihi bilinmiyor, İstanbul – 1847, İstanbul
- Dönem: 19. yüzyıl başı
- Babası: Kazasker Moralızâde Hâmid Efendi
- Dayısı ve edebî yol göstericisi: Keçecizâde İzzet Molla
- Bilinen yönü: Lirik aşk şiirleriyle tanınan, Şeyh Gâlib etkili kadın Divan şairi
- Eserleri: Dîvân
Kaynakça
İsmail Ünver, “Leylâ Hanım”, TDV İslâm Ansiklopedisi, islamansiklopedisi.org.tr/leyla-hanim--sair (erişim: 2026). İlk gazel örneği fikriyat.com'dan ve 1000kitap.com'dan (Mehmet Arslan (haz.), Leylâ Hanım Dîvânı, s. 205 künyesiyle) çapraz doğrulandı. İkinci örnek (naat), Pınar Efe (Uçar), “Leylâ Hanım'ın Yayımlanmamış İki Şiiri”, Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, C. 3, S. 2 (Ağustos 2020), s. 618-626 künyeli akademik makaleden alınmıştır.
Leylâ Hanım, Şeyh Gâlib'in izinden yürüyen sade ve içten diliyle, 19. yüzyıl başında kadın Divan şairleri geleneğine lirik bir ses daha katmıştır.

