Ana Sayfa

Mihrî Hatun

Mihrî Hatun, bilinen en eski kadın Divan şairlerinden biridir. II. Bayezid devrinde Amasya'da yaşamış; hem sarayla hem de devrin önde gelen şairleriyle şiir yoluyla ilişki kurmuş, döneminin erkek egemen edebiyat çevresinde kendine sağlam bir yer edinmiştir.

Necâtî Bey'i kendine örnek alan, ona nazireler (karşılık şiirler) yazan Mihrî Hatun, sade ve içten bir dille kaleme aldığı şiirleriyle, kadın Divan şairleri geleneğinin en erken ve en tanınmış temsilcilerinden biri olmuştur.

Hayatı

Mihrî Hatun, Amasya'da doğdu ve hayatının büyük bölümünü bu şehirde geçirdi. Babası, “Belâyî” mahlasıyla şiir de yazan Kadı Hasan Amasyevî'dir; dedesi ise Halvetî şeyhi Pîr İlyas'tır. Böylece hem ilim hem tasavvuf geleneğinden gelen bir ailenin içinde yetişmiştir.

II. Bayezid döneminde, Şehzade Ahmed'in Amasya valiliği sırasında burada oluşan edebî çevrenin bir parçası oldu. Sultan II. Bayezid'e ve Şehzade Selim'e (sonraki Yavuz Sultan Selim) kasideler ve gazeller sundu; kayıtlara göre 26 Ocak 1505 ve 12 Şubat 1510 gibi tarihlerde şiirleri karşılığında ihsanlar aldı.

Ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 917'den (1512) sonra vefat ettiği kabul edilir. Divanı, II. Bayezid'in mührünü taşıyan bir nüshasıyla Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.

Edebî Kişiliği

Mihrî Hatun, şiirlerini döneminin usta şairi Necâtî Bey'i örnek alarak yazmış, ona nazireler göndermiştir. Latîfî'nin tezkiresine göre Necâtî, bu nazirelere temkinli bir soğuklukla karşılık vermiş; Mihrî'nin yetenekli olduğunu ama söz oyunlarına fazla düşkün olduğunu belirtmiştir.

Şiiri sade bir dil, doğal ve içten bir ifadeyle nitelendirilir; dönemin eleştirmenleri şiirinde bazı kusurlar bulunduğunu belirtmekle birlikte, bir kadının bu denli geniş bir edebî çevrede tanınıp saraya kasideler sunabilmesi, devrin edebiyat tarihi açısından başlı başına önemli bir olgudur.

Eserleri

Dîvân— Mihrî Hatun'un bilinen tek eseridir. Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki nüshası II. Bayezid'in mührünü taşır. Eser üzerine Elmira Maştakova ve Sabiha Gemici tarafından hazırlanmış tenkitli neşirler bulunmaktadır.

Şiirlerinden Örnekler

1. “Olasın” redifli gazelinden

Ben umardım ki seni yâr-ı vefâdâr olasın
Ne bileydim ki seni böyle cefâkâr olasın

Reh-i aşkında neler çektüğüm ey dost benim
Bilesin bir gün ola aşka giriftâr olasın

Sözüme uymadın ey asılası dil dilerim
Ser-i zülfüne anın âhiri berdâr olasın

Yaklaşık anlamıyla: “Ben senin vefâlı bir sevgili olacağını umardım; senin böyle cefâkâr çıkacağını nereden bileydim? Ey dost, aşkının yolunda neler çektiğimi bir gün sen de aşka tutulunca anlayasın. Sözümü dinlemedin, ey asılası gönül — dilerim onun zülfünün ucunda sonunda asılı kalasın.” Mihrî Hatun'un en tanınmış gazellerinden biri olan bu şiir, “olasın” redifiyle kurduğu beddua-vari söyleyişle, aşkın acısını içten ve keskin bir dille aktarır.

2. Necâtî Bey'e yazdığı “döne döne” redifli meşhur nazireden

Âteş-i gamda kebâb oldu ciğer döne döne
Göklere çıkdı dühânumla şerer döne döne

Düşeli şevki hayâli lebinün Mihrî dile
Âteş-i gamda kebâb oldı ciğer döne döne

Yaklaşık anlamıyla: “Ciğerim gam ateşinde döne döne kebap oldu; dumanımla birlikte kıvılcımlar göklere çıktı... Dudağının hayali gönlüme düşeli beri, ey Mihrî, ciğerim gam ateşinde döne döne kebap oldu.” Necâtî Bey'in ünlü “döne döne” redifli gazeline yazılan nazireler arasında en beğenilenlerden biri kabul edilen bu şiir, Mihrî Hatun'un usta şairi örnek alarak kendi sesini bulduğunu gösteren en önemli örneklerden biridir.

Kısa Bilgiler

  • Doğum-ölüm:Doğum tarihi bilinmiyor, Amasya – 917/1512'den sonra
  • Dönem: 15-16. yüzyıl; II. Bayezid devri
  • Babası: Kadı Hasan Amasyevî (mahlası: Belâyî)
  • Bilinen yönü:Bilinen en eski kadın Divan şairlerinden biri; Necâtî Bey'i örnek almıştır
  • Eserleri: Dîvân

Kaynakça

İsmail E. Erünsal, “Mihrî Hatun”, TDV İslâm Ansiklopedisi, islamansiklopedisi.org.tr/mihri-hatun (erişim: 2026). “Olasın” redifli gazel edebiyatsultani.com ve liseedebiyat.com'dan; “döne döne” redifli nazire Gönül Ayan, “Mihri Hatun ve Şiirleri” (dergipark.org.tr) makalesinden çapraz doğrulandı.

Mihrî Hatun, Amasya'nın edebî çevresinde sesini duyurarak, Divan şiiri tarihinde kadın şairler için açılan yolun en erken ve en kalıcı izlerinden birini bırakmıştır.