Şeyhülislâm Yahyâ
Şeyhülislâm Yahyâ (asıl adıyla Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi), 17. yüzyılın en akıcı gazel şairlerinden biri kabul edilir. Osmanlı ilmiye teşkilatının en üst makamı olan şeyhülislâmlığı üç kez üstlenmiş; devlet adamlığıyla şairliği aynı kalemde birleştirmiştir.
Şiirinde süse kaçmadan akıcı, sade ve içten bir söyleyiş benimseyen Yahyâ Efendi, üslup bakımından Bâkî ile Nedîm arasında bir köprü olarak değerlendirilir.
Hayatı
Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi, Safer 969'da (Ekim 1561) İstanbul'da doğdu. İyi bir medrese eğitimi aldı; 1580-1596 yılları arasında çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. Ardından Halep, Şam ve Kahire kadılıklarında bulundu.
1605-1617 yılları arasında birkaç kez Rumeli kazaskerliği görevini üstlendi. Kariyerinin doruğuna 1622-1623, 1625-1632 ve 1634-1644 yıllarında olmak üzere üç ayrı dönemde şeyhülislâmlık makamına getirilerek ulaştı. IV. Murad'ın Revan ve Bağdat seferlerine de eşlik etti.
18 Zilhicce 1053'te (27 Şubat 1644) vefat eden Yahyâ Efendi, İstanbul'da Fatih semtinde, Sultan Selim Camii yakınına defnedildi.
Edebî Kişiliği
Şeyhülislâm Yahyâ, klasik Divan şiirinde gazel türünün en akıcı ve en dokunaklı seslerinden biri kabul edilir. Süslü ve ağır tamlamalardan kaçınarak açık, sade, akıcı ve tatlı bir söyleyişi benimsemiş; buna karşın şiirine yeni anlam ve hayaller katmayı da ihmal etmemiştir.
Üslup bakımından Bâkî'nin klasik gazel geleneğiyle, sonraki yüzyılda gelecek olan Nedîm'in daha sade ve içten söyleyişi arasında bir köprü olarak değerlendirilir; bu yönüyle Divan şiirinin 17. yüzyıldaki gelişiminde önemli bir halka oluşturur.
Eserleri
Dîvân — 450 gazel ile kaside ve sâkînâme gibi başka nazım şekillerinden oluşan eseridir; asıl şöhretini bu esere borçludur.
Bunların yanında Ta'lîku Şerhi Câmi'i'd-Dürer, Tahmîsu Kasîdeti'l-Bürde, bir Nigâristân çevirisi, fetvalarını içeren Fetâvâ-yı Yahyâ Efendi ve tasavvufî bir eser olan Sâkînâme gibi çalışmaları da bulunmaktadır.
Şiirlerinden Örnekler
1. Şeyhülislâm Yahyâ'nın en tanınmış beytinden
Mescidde riyâ-pîşeler etsin ko riyâyı
Meyhâneye gel kim ne riyâ var ne mürâyî
Yaklaşık anlamıyla: “Mescitte ikiyüzlüler ikiyüzlülük etsin, bıraksınlar bunu bize; sen meyhaneye gel, çünkü orada ne ikiyüzlülük vardır ne de ikiyüzlü biri.” Beyit, Divan şiirinde sıkça görülen, sûfî meyhane mazmununu zâhirî dindarlığa karşı bir samimiyet sembolü olarak kullanan geleneksel bir söylemi, sade ve akıcı bir dille işler.
2. “Derler” redifli gazelinin matla ve ikinci beytinden
Lisân-ı ehl-i dilde aşka gülzâr-ı belâ derler
Cüvânın kâmet-i bâlâsına nahl-i cefâ derler
Yakın olmaz güzeller âşık-ı mehcûr u şeydâya
El öpmek ârzû etsen ıraktan merhabâ derler
Yaklaşık anlamıyla: “Gönül ehlinin dilinde aşka ‘belâ bahçesi’ derler; sevgilinin uzun boyuna da ‘cefâ fidanı’ derler. Güzeller, ayrılığa düşmüş çılgın âşığa yakın olmaz; elini öpmeyi arzu etsen, sana uzaktan ‘merhaba’ derler.” Aşkın acı verici yönünü, sevgilinin erişilmezliğiyle birleştiren bu beyitler, şairin akıcı ve içten üslubunu iyi yansıtır.
Kısa Bilgiler
- Asıl adı: Zekeriyyâzâde Yahyâ Efendi
- Doğum-ölüm:Safer 969/Ekim 1561, İstanbul – 18 Zilhicce 1053/27 Şubat 1644, İstanbul (Fatih'e defnedildi)
- Dönem: 17. yüzyıl
- Görevleri: Müderrislik, kadılık, Rumeli kazaskerliği, şeyhülislâmlık (üç dönem)
- Eserleri:Dîvân, Ta'lîku Şerhi Câmi'i'd-Dürer, Tahmîsu Kasîdeti'l-Bürde, Nigâristân (çeviri), Fetâvâ-yı Yahyâ Efendi, Sâkînâme
Kaynakça
Bayram Ali Kaya, “Yahyâ Efendi, Zekeriyyâzâde”, TDV İslâm Ansiklopedisi, islamansiklopedisi.org.tr/yahya-efendi-zekeriyyazade (erişim: 2026); liseedebiyat.com ve edebiyatsultani.com'dan çapraz doğrulanan gazel metni.
Şeyhülislâm Yahyâ, devletin en üst makamlarında görev yaparken şiirine hiçbir süse yer bırakmamış; Divan şiirinin en sade ve en içten seslerinden birini bize bırakmıştır.

